Bugün yapay zekâ yarışı ABD ile Çin arasında ilerlerken, bir dönem ABD’nin başlıca rakibi olan Rusya’nın ise pek adı anılmıyor. Oysa Rusya bugüne kadar hep kendi dijital ekosistemini kurmaya öncelik veren bir ülke olmuştu. Navigasyondan bulut hizmetlerine kadar pek çok alanda Rusya kendi yerli çözümlerine bel bağlıyor. Ancak yapay zekâ için şu anda bu ölçüde bir atılımdan söz etmek mümkün değil. Bunun önemli sebeplerinden biri de yıllardır devam eden Ukrayna savaşı. Özellikle Ukrayna’nın Rusya’da bulunan veri merkezlerini vurması, Rusya’nın yapay zekâ konusunda ABD ve Çin’e rakip olma çabalarına büyük darbe indiriyor. Sadece bu ay düzenlenen saldırılarda Yandex’e ait üç veri merkezi, Rusya’nın en büyük bankalarından Sberbank’ın bir veri merkezi ve sosyal medya platformu VKontakte’nin kullandığı bir tesis vuruldu. Saldırılar, Rusya genelinde bulut hizmetlerinden çevrim içi alışverişe pek çok hizmette kesintilere yol açtı. Üstelik uzmanlara göre saldırıların etkisi yalnızca günlük dijital hizmetlerle sınırlı değil. Bu saldırıların veri merkezlerinde yarattığı hasar, Rusya’nın yapay zekâ alanındaki hedeflerine ulaşmasını da fazlasıyla zorlaştırıyor.
Ukrayna’nın Ekim ayında gerçekleştirdiği saldırıların ardından Yandex’in sanal asistanı Alisa ve çok modlu yapay zekâ sohbet botlarında da sorunlar yaşandığı bildirildi. Yandex, takip eden günlerde diğer veri merkezlerini devreye alarak temel bulut hizmetlerinin büyük bölümünü yeniden çalışır hâle getirdiğini açıkladı. Ancak bu, saldırılarda zarar gören donanımların ve şirketin uzun vadeli bilgi işlem kapasitesinin tamamen eski hâline döndüğü anlamına gelmiyor. Uydu görüntüleri tesislerde ciddi hasara işaret ediyor. Öte yandan saldırıların ardından çıkan yangınların yüksek performanslı çipler ve diğer hassas elektronik ekipmanlar üzerinde ağır tahribata yol açmış olabileceği düşünülüyor.
Veri Merkezlerini Onarmak Yıllar Alabilir
Veri merkezleri çok sayıda hassas bileşenden oluşan karmaşık yapılar. Sunucuların yanı sıra yüksek performanslı işlemciler, ağ ekipmanları, güç dağıtım sistemleri ve soğutma altyapısı da bu merkezlerin kesintisiz çalışması için kritik öneme sahip. Özellikle yapay zekâ modellerini eğitmek için kullanılan sistemler, yüksek maliyetli donanımlara ve yoğun enerji tüketimine ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla saldırılardan sonra sadece hasar gören sunucuları değiştirmek yeterli olmuyor. Bu yüzden de bu hasarı gidermek aylar, hatta yıllar alabiliyor.
Bu noktada Rusya’nın dijital egemenlik politikası da ülke için bir ayak bağına dönüşüyor. Ukrayna vurulan bir veri merkezini ikame etmek için başka bir Avrupa ülkesindeki veri merkezine yönelebiliyor. Rusya ise diğer Avrupa ülkelerine güvenmediği için tamamen kendi altyapısına bel bağlıyor. Dolayısıyla Ukrayna’nın aksine Rusya’nın dışarıdan hizmet alabileceği bir alternatifi de bulunmuyor.
Dolayısıyla yapay zekâ alanındaki çalışmaları yeniden tam seviyede sürdürebilmesi için kendi veri merkezlerini onarması ve büyütmesi gerekiyor. Bu noktada da ABD’nin uyguladığı yaptırımlar ve çip tedariğinde yaşanan küresel darboğaz Rusya’nın işini zorlaştırıyor. Tüm bunlar bir araya gelince, vurulan veri merkezlerini onarmak veya yenilemek çok daha zorlu bir sürece dönüşüyor.
Diğer yandan bu tesislerin güvenliği güvence altına alınmadan bu donanımları yenilemek de başlı başına bir sorun olarak görülüyor. Bu yüzden Ukrayna dronları veri merkezlerini tehdit ettiği sürece Rusya’nın veri merkezlerini optimum düzeyde kullanması pek mümkün görünmüyor. Bu da Rusya’nın yapay zekâ hedeflerine ulaşmasının epey zor olacağı anlamına geliyor.