24 Ağustos 2026

Ekili alan yoktu, şimdi bacasız sanayi oluşturdular: İki köyün kaderi değişti

0
haber-gorseli-1786887619338

Aladağlar’ın yüksek rakımlı buzullarından beslenen Kapuzbaşı Şelaleleri’ne ev sahipliği yapan Kapuzbaşı ve Büyükçakır mahalleleri sakinleri, zorlu coğrafi koşulları büyük bir ekonomik fırsata dönüştürüyor.

Şehir merkezine yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta bulunan bu sarp arazide yaşayan girişimciler; inşa ettikleri otel, pansiyon ve bungalovlarla Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen tatilcilere hizmet veriyor.

Tarıma uygun toprakların oldukça kısıtlı olması nedeniyle köylerini terk etmek istemeyen yöre halkı, kendi çabalarıyla gerçekleştirdikleri projeler sayesinde bölge turizminin bel kemiğini oluşturuyor.

Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, bölgede yaşanan turizm hareketliliğinin ilçe ekonomisi ve yerel kalkınma açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.

Turizm sezonundan oldukça umutlu olduklarını ve elde edilen başarıdan mutluluk duyduklarını ifade eden Öztürk, şu anda bölgede yaklaşık 30 pansiyon ile 15 restoranın aktif olarak hizmet verdiğini duyurdu.

Bölgenin yılda ortalama 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve Türkiye’nin 81 ilinden ile dünyanın birçok yerinden seyahatseverleri kendine çektiğini ifade eden Öztürk, misafirlerin yerel halkın maharetli ellerinden çıkan taze alabalık, ızgara çeşitleri ve bölgeye özgü ünlü bezdirme ekmeğinin tadını çıkarma fırsatı bulduğunu aktardı.

Rakımın 630 metre ile 3 bin 600 metre arasında değiştiği bu zorlu ve bereketli coğrafyada, doğaseverler için katırlarla trekking turları da düzenleniyor.

Yerel hane halkı kış aylarında geçimini inşaat sektöründen sağlarken yaz mevsimiyle birlikte tamamen konaklama ve ağırlama sektörüne yönelmektedirler.

Ayrıca sınırlı bahçelerde yetiştirilen incir, nar ve cennet hurması gibi özel ürünler de turistlerin beğenisine sunulmaktadır.

Bölgede 2013 yılından bu yana 14 odalı tesisiyle faaliyet gösteren otel işletmecisi Ahmet Apaydın, doğup büyüdüğü topraklarda turizmle ilgilenmenin gurur verici olduğunu belirtti.

Çocukluk yıllarında bölgeye gelen ziyaretçilerin yalnızca çadır kurarak konakladığını hatırlatan Apaydın, bugünkü toplam yatak kapasitesinin 300’e ulaştığını ve yoğun dönemlerde köyün gençlerine de iş imkanı sunduklarını aktardı.

görsel açıklaması burada olabilir…

Pansiyon işletmecisi Mehmet Mil ise 1994 yılından sonra tanınırlığın arttığı kanyonda geçmişte yalnızca fasulye ekebildiklerini fakat şelalelerin kazandırdığı değerle birlikte ailece tamamen turizm sektörüne yöneldiklerini dile getirdi.

The post Ekilecek alan yoktu, şimdi bacasız sanayi kurdular: İki köyün kaderi değişti first appeared on .


Arazinin elverişsizliği ve hayvancılığın zayıflığı nedeniyle turizmin bölgedeki tek geçim kaynağı haline geldiğini doğrulayan otel işletmecisi Ali Baştürk ise bölgenin bakir iklimi, temiz havası ve eşsiz doğal manzarasının ziyaretçileri cezbettiğini belirterek bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştıklarını vurguladı.

__SABIT_LINK_1__

`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir